5 Mart 2017 Pazar

Nocturnal Animals / Gece Hayvanları (2016)




2016 yılında gösterime giren ve Tom Ford'un yönetmen koltuğunda oturduğu başarılı yapım, kaliteli oyuncu kadrosu ve muazzam konusuyla dikkat çekiyor.

Jack Gyllenhaal ve Amy Adams başrollerde olunca bence pek de bir lafa gerek yok. İki başarılı Hollywood yıldızı aynı yapımda birleşmiş ve harika bir sentez çıkmış ortaya. Güzeller güzeli Amy Adams ve karizmatik Jack Gyllenhaal...

Tür: Gerilim
IMDB: 7,6/10
Rotten Tomatoes: %73

Psikolojik gerilim türündeki bu film, daha uzun yıllar boyunca kendinden sıkça söz ettirecek gibi görünüyor.

Biraz konusundan bahsedeceğim.

Dram ve gerilimi iliklerinize kadar yaşatacak olan 116 dakikalık bu serüvenin boşrolleri Susan Morrow(Amy Adams) ve Edward Sheffield(Jake Gyllenhaal).

Zengin olmasına rağmen mutlu olamadığından yakınan ve özel hayatında sorunlar yaşayan Susan Morrow, 20 yıl önce terk ettiği eski kocası Edward Sheffield'dan yazdığı romanın taslağını alır ve okumaya başlar. Edward tarafından yazılan roman Susan'a adanmıştır ve romanın adı 'Gece Hayvanları'dır. Susan kitabı okudukça içini derin bir hüzün kaplayacaktır. Geçmişteki hatalarıyla tekrardan yüzleşecektir ve kitapta geçmişinden birçok şey bulacaktır.

Bundan sonrası spoiler içerir.***

İNTİKAM



Filmin senaryosunun beslendiği güçlü duygu. Susan'ın kendisini terk etmesinden sonra Edward, çok zor zamanlar yaşamış ve bu zor zamanların intikamını alabilmek adına da yazdığı romanı Susan'a göndermiş.

Evet, Susan'a karşı aldığı büyük bir intikam bu. Ya da sadece intikamın başlangıcı. Filmin son sahnesinde Susan'ı yemeğe çağırıp saatlerce bekletmesine ve gitmemesine intikam diyebiliriz pek tabii. Ama Edward'ın en büyük intikamı, o kitabı göndermesiyle başlamış oldu aslında.

Susan için ömür boyu sürecek bir ızdırap niteliğinde.

ÇARESİZLİK



Filmde en çok hissettirilen duygu. Kitapta anlatıldığı gibi Edward'ın karısı ve kızına karşı yapılanlara olan çaresizliği en acısıydı. Susan'ın ikinci evliliğinde yaşadığı mutsuzluk ve aldatıldığını öğrenmesi başka bir çaresizlikti.

Son sahnede ise Susan'ın umutsuzca Edward'ı beklemesine de çaresizlik diyebiliriz ama Edward burada en doğrusunu yapmıştı bana kalırsa.

Kararını yıllar önce vermiş biri kolay kolay dönmez yolundan. Ayrıca çaresizliğine de güven olmaz.

Edward'ın kitabı Susan'a göndermesindeki esas nedeni anlasaydı Susan. buluşmaya giderken çok büyük beklentilere kapılmazdı.

Edward kitapla birlikte Susan'a 'Eğer ki seviyorsan asla vazgeçmezsin çünkü ikinci şans pek olası değil' demek istemişti.

KAYIPLAR



Susan'ın ilişkiyi bitirmekteki aceleci tavrı ve Edward'ı sırf ekonomik sıkıntılar nedeniyle bırakıp zengin bir adamla evlenmesi avantajlı gibi dursa da filmin sonunda anlaşıldığı gibi Susan için büyük bir kayıptı.

Susan kitabı okurken her kaybıyla yüzleşti aslında. İş seyahatine çıkan kocasını aradı ve o sırada aldatıldığın öğrendi. Bambaşka bir kayıp daha yaşadı.

En büyük kayıp ise şöyle oldu. Edward, kitabın sonunda kendini betimleyen adamı çok acı bir şekilde öldürerek Susan'a 'ben artık bu ilişkide yokum, çok ağır yaralar aldım ve seni pişmanlıklarınla baş başa bırakıyorum' dedi. Susan, yılların en büyük kaybını burada yaşadı.

Edward yemek randevusuna gitmeyerek bu kaybı her türlü onaylamış oldu.

DEĞERLENDİRME

Film çok sağlam olmuş gerçekten de. Duygusal açıdan bakacak olursak çok yorucu. Bunu kötü anlamda söylemedim asla, demeye çalıştığım şu ki: Susan'ın çaresizliğini kendi çaresizliğinizmiş gibi benimsiyorsunuz film boyunca. Pişmanlıklarını hissediyor ve her ne olursa olsun sanki Edward'dan bir af bekliyorsunuz.

Yönetmenimiz Tom Ford aslında podyumların aranan modacısı olmasına rağmen film sektöründe de ne kadar sağlam bir isim olduğunu bizlere göstermiş oldu. Akademi ödüllerinde pek adı geçmese de filmin bunun nedenini her birimiz aslında biliyoruz.

Film sektöründeki ödüller artık biraz danışıklı dövüş misali olmaya başladı. Ödüller eskisi gibi saydam değil. Pek de umursamak gerekmiyor yani 'şu Oscar almış' diye. En son olan Oscar töreninde yaşanan rezilliği her birimiz görmedik mi?

İşte bu sebeple ben bu güzel filmin pek ödül almamış olmasına asla takılmıyorum ve sizlere de izlemenizi öneriyorum.



2 yorum:

  1. Bende az önce 2013 yapımı olan bir Jose Saramago kitabından uyarlanan Düşman adlı filmini izledim Jakeciğimin :) izlemeni öneririm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha önceden onu da izleyip değerlendirme yazmıştım hakkında :)
      https://sofistikedusunur.blogspot.com.tr/2016/07/enemydusman-2014.html

      Bu adam gerçekten de çok başarılı bir aktör :)

      Sil