11 Şubat 2017 Cumartesi

Ateşböceklerinin Mezarı/Grave of the Fireflies (1988)




1988 yılı yapımı animasyon filmi, eminim ki beğeneceksiniz.

Tür: Savaş/Drama
Yıl: 1988



Isoa Takahata tarafından yazılan ve yönetilen 1988 yapımı animasyon filmi sizin yüreğinize dokunacak cinsten.

Öncelikle şöyle bir bilgi vermek isterim. Film gerçek bir hikayeden uyarlama. Otobiyografik bir romandan uyarlama. Akiyuki Nosaka bu otobiyografik romanı, 2. Dünya Savaşı'nda ölen küçük kız kardeşinden özür dilemek amacıyla yazılmış. Gerçekle uyuşmayan tek nokta, animasyon filminin son sahnesi. Oraya da daha sonradan değineceğim.

Bu drama en sarsıcı animasyon dramalardan biri olarak değerlendirilmiş. Birçok listede ilk sıralamaları hala sahiplenmiş durumda.

Hadi biraz konudan bahsedelim.

Bu mükemmel animasyon filmi, 2. Dünya Savaşı zamanı Japonya'sında geçer. Animasyonda, bombalanan Kobe şehrinde hayatta kalan fakat zor şartların altında yaşam mücadelesi veren 14 yaşındaki Seita ve onun küçük kız kardeşi, 4 yaşındaki kız kardeşi Setsuko'nun hayatı anlatılıyor.

Filmin ilk sahnesinden sonunu birazcık tahmin edebiliyorsun fakat film duygusal açıdan çok yoğun. Bu nedenle her ne kadar tahmin etsen de sonunu, pür dikkat izliyorsun.

Filmin başında, Seita Sannomiya İstasyon'nun ıssız bir köşesinde bir deri bir kemik halde son nefesini veriyor. Ruhu, erken yaşta ölmüş kız kardeşinin ruhuyla buluşuyor.

Daha sonrasında ise geçmişteki hikayeye esir alıyor bizi animasyon.

Kobe'nin bombalanmasının hemen ardından anneleri ölen ve babaları ise cephede olan iki kardeş teyzelerinin yanına yerleşir. Teyzeleri başlangıçta her ne kadar sıcakkanlı davransa da, zamanla çocuklara kötü davranmaya başlar. Bu sebeple kardeşler şehrin dışında, bir göl kenarında ıssız bir sığınakta kalmaya başlarlar.



En başta her şey güzeldir. Mutlu bir şekilde hayatlarına devam ederler. Fakat zamanla açlık dayanılmaz bir hal alır. Seita, küçük kardeşini doyurmak amacıyla tarlalardan meyve sebze çalmaya başlar. Bombalama esnasında tüm tehlikeleri göze alarak evleri yağmalamaya başlar. Tüm bunlara rağmen bir süre sonra yiyecek bulamaz.

Bunun sonucunda küçük kız kardeşi yaşamını yitirir. Seita, dünyalar tatlısı küçük kız kardeşi için bir cenaze töreni düzenler ve ona veda eder.

Kız kardeşinin tüm bir olaylar sırasında yanında taşıdığı meyve şekeri kutusunu yanına alır ve kardeşinin küllerini kutusunda taşımaya başlar.

Filmin son sahnesinde iki kardeş iyi giyimli bir şekilde günümüz Kobe'sine bakmaktadır.

Şimdi biraz değerlendirelim.

Yazar bu otobiyografiyi, yaşadığı vicdan azabını dindirmek amacıyla yazmış. Filmin sonunda kendini de ölmüş olarak göstermesini ise şöyle yorumlayanlar var. Kız kardeşinin ölümü ardından kendini suçlayan yazar kendini temsil eden Seita'yı öldürerek vicdan azabını azaltmaya çalışmış.

Animasyon çok duygusal. Eğer ki izleyecekseniz mutlaka yanınızda peçetenizi bulundurun. Kötü bir ruh haliniz varsa o anda izlemeyi başka bir zamana erteleyin.

Bu benim için asla unutamayacağım bir deneyim oldu. İzleyeli 2 gün oldu fakat hala etkisinden çıkamadım.

IMDB puanı 8,5. En İyi 250 Film sıralamasında 60. sırada.

Mutlaka izlemenizi öneririm.

1 yorum:

  1. Arşiv listesine eklendi. Teşekkürlerimi sunuyorum :)

    YanıtlaSil