5 Ocak 2017 Perşembe

Stranger Things 1. Bölüm İnceleme




Yine Netflix ve yine muhteşem bir dizi!
Netflix kanalı, Stranger Things dizisiyle büyük bir ivme kazandı.

Tanıtım:



Her şeyden habersiz bir grup küçük çocuk ve onların dünyanın karanlık yüzüyle olan savaşı... Güçlü kalmak adına birbirine kenetlenen 3 küçük arkadaş, kaybolan dostları Will'i bulabilmek için oldukça büyük bir mücadele verecektir.

80'li yıllarda kayıp bir çocuk ve bu durumdan ötürü tedirgin bir kasaba. Esrarengiz olaylar ve en çaresiz zamanda ortaya çıkan süper yeteneklere sahip 11(eleven).

Evet, dizi hakkında ne söylesem spoiler olur.

Bu nedenle sizlere *spoiler* uyarımı yaparaktan inceleme kısmına geçmek istiyorum.


**Yazının bundan sonraki kısmı yoğun miktarda spoiler içerir.**



Bilim kurgu türüne gerçekten de harika bir yorum katan Stranger Things'in öncelikle Stephen King okurları tarafından oldukça sevileceğine eminim. 

Evet, bilim kurgu türüne gerçekten de yeni bir soluk kazandırdı. 

Hawkins kasabası, tarih 1983 diye başlayalım o halde.

4 yakın arkadaş olan Mike, Lucas, Dustin ve Will her zamanki gibi Mike'ın bodrumunda oyunlarını oynarken saatin epeyce geç olması nedeniyle evlerine doğru yola koyulma kararı alırlar. 

Will bisikletiyle usul usul yolda ilerlerken tanımlanamayan bir canavarla karşılaşır ve panikler. Sonrasında ise bir anda ortadan kaybolur. Arama çalışmaları başlasa dahi hiçbir şekilde sonuç vermez ve anne Joyce iyice dibe vurur. Yine de oğlunu aramaktan tek bir saniye dahi vazgeçmez.

Mike, Dustin ve Lucas ormanda kayıp dostları için aramaya çıkınca küçük bir kız çocuğuyla karşılaşırlar. Adı Eleven olan bu kız çocuğunun kimsesi yoktur ve Hawkins Ulusal Laboravutarı'ndan kaçmıştır. Özel güçleri nedeniyle tutsak olan Eleven, Mike'ın bodrum katındaki oyun odasında bir süre misafir olarak kalacaktır.


Will paralel dünyada karanlık güçlere karşı mücadelesini verirken ailesi ve dostları onu kurtarabilmek adına ellerinden geleni yapacaklardır.


Dizi hakkında biraz yorum yapacak olursak...

Öncelikle ben bu diziye bayıldım. Jenerikleri olsun, senaryosu olsun, dekor olsun tamamıyla bambaşka bir dünya. Küçük çocukların oyunculuk yetenekleri o kadar muhteşem ki çoğu aktöre taş çıkartacak cinsten. İzle izle doyamıyor insan.

Gerilim, gizem ve inanç. Bu üç faktör dizide birbirine o kadar kenetli ki bayıldım. Bölümler arası ve bölüm içinde konu çok çok iyi paylaştırılmış ve bir kopukluk oluşmuyor. Gece çekimi olsun, gündüz çekimi olsun her sahnesi çok çarpıcı.

Dizi 2. sezon onayını çoktan aldı bile bu arada. 2. sezonun ise Stephen King tarafından yazılacağı söyleniyor. Merakla bekliyoruz.

Ayrıca...

Şiddetle tavsiyemdir!

1 yorum:

  1. merhaba sizi takipteyim, bloguma da beklerim

    http://gezgiccift.blogspot.com/

    YanıtlaSil