13 Ekim 2016 Perşembe

Westworld 1. Bölüm Kritiği...



 Bugün HBO kanalının ilk bölümden itibaren ekranlara kilitleyen başarılı yapımı Westworld'ün 1. bölüm kritiğini yapacağız. Oldukça uzun bir yazı olacak, vakit kaybetmeden başlayalım dilerseniz...


Dizi yeni Game Of Thrones olarak da tanımlanıyor.


İleri Sarma Butonu Bu Kadar İşlevsiz Olmamıştı...



Ben öncelikle introsundan başlamak istiyorum. Müziği olsun, animasyonları olsun mükemmel bir introya sahip bu dizi. Özellikle müziğine bayıldım. Benim için bir dizinin başlangıç müziği çok önemlidir. Mesela Game Of Thrones, Doctor Who veya The Walking Dead'in başlangıç müziğini dinlemeden, o videosunu izlemeden asla moda giremeyenlerdenim. O bu durumda da o ileri sarma butonu bir hayli işlevini kaybediyor :) Westworld'ün başlangıç videosu yani introsu da öyle oldu benim için. Zaten intronun bestecisi Game Of Thrones'un bestecisiyle aynı kişi: Ramin Djawadi...

Ayrıca 1. bölümdeki silahla çatışma sahnesindeki The Rolling Stones efsanesinin Paint It Black şarkısının enstrümantal versiyonunu da fark etmedim değil... Muazzamdı. İçimden dedim ki'bana bunlarla gelin işte'...

Genel Bilgiler:


Tür: Bilim kurgu - Gerilim - Aksiyon - Macera - Western

Oyuncular: Anthony Hopkins, Ed Harris, Evan Rachel Wood, James Maisden

Besteci: Ramin Djawadi(Game Of Thrones ve Iron Man'in bestecisi)

Westworld adlı bir parkta dönen hikaye, yapay zekanın doğuşunu ve hayata uyumunu, aynı zamanda getirmiş olduğu zorlukları ele alıyor.

Dizi 1973 yılındaki aynı adlı filmden uyarlamadır.

Hadi Daha Derinlere İnelim...

3D Yazıcı
Teknolojinin günden güne geliştiği çağımızda 3D yazıcıların, ileri robot teknolojisinin ve yapay zekanın oldukça gelişmiş teknolojiyle harmanlanmasını düşünün. Westworld karşımıza öylesine bir birleşme ile çıkıyor ki parmak ısırtacak cinsten: Vahşi Batı ve yapay zekanın nirvanası...

Westworld'ü tanımlayacak olursak: tam da burası yapay zekanın, gelişmiş 3 boyutlu yazıcı üretimi robotlarda vücut bulmuş hallerinin bulunduğu dehşet büyüklükte bir eğlence parkı.

Westworld öylesine sınırsız bir bölge ki eğer bu eğlence parkının bir üyesi olmak istiyorsanız hikayenizi kendiniz seçebiliyor ve şehri istediğiniz gibi karış karış, kendi evinizin önü misali gezebiliyorsunuz.

Peki Gerçek İnsanlar ve Robot İnsanlar Nasıl Ayırt Ediliyor?

Ah, evet... Bu oldukça zor bir soru. Daha doğrusu ayırt etmek neredeyse imkansız. Robotlar son teknolojiyle donatılmış ve 3 boyutlu yazıcı sayesinde öylesine gelişmiş ki herhangi bir insandan farkları yok.

İlk Sahne...


Hemencecik dizinin başlangıç sahnesini değerlendirelim. İlk sahnede aslında dehşete düşmedim değil. Oldukça sıradışı, karanlık laboratuvar gibi bir ortamda soluk tenli, oldukça güzel, donuk bakışlara sahip ve sarışın bir kadın var açılış sahnesinde. Güzel güzel konuşuyor. Hani diyorsun ki ''tamam bu kesinlikle bizden biri, bir robot olamaz...''. Lakin o da ne! Bir sinek güzel kızımız Dolores konuşurken Dolores'in irisinde geziniyor, yani gözünde. Dolores'te buna karşın en ufak bir tepki yok. Aynı donuk ifade.



Tamamen dehşet verici çünkü o ufak ayrıntı olmasa gerçek bir insandan ayırt etmenin hiç bir yolu yok. Dizinin güzeller güzeli Dolores bu sahnede kendini bizlere böyle takdim ediyor.

Dolores'in Yaşamı...

Dolores, olan bitenin yani insan yapımı bir robot olduğunun farkına varmadan mutlu bir kasaba yaşamı sürüyor. Dolores Abernathy oldukça mutlu biri. Sevdiği bir ailesi var, her şeyden öte muazzam bir yaşamı var. Çok da mutlu. Dolores bize Westworld'ün nasıl bir yer olduğunu gösteren en birincil kişi.

E, malum vahşi batıdayız, haydutlar, kötü adamlar olmadan olur mu hiç?


Kasabadaki şerif oldukça azılı bir haydutu öte bucak her yerde aramakta. İnsanlar endişe duyuyor, korkmuş vaziyetteler. 



Diğer bir karakterimiz Teddy trenden iniyor ve Şerif tam da Teddy geldiği sırada bu konuyla ilgili konuşma yapıyor meydanda. 



Fakat Teddy pek de buranın insanı değil gibi, yanlış anlamayın robot değil demiyorum. Lakin oradaki diğerleri gibi biri değil.



Dolores sevgilisi Teddy'yi görüyor. Uzun  süredir görüşememişler malum, bir kavuşma sahnesi... Beraber vakit geçiriyorlar. Dolores babasının Teddy'den hoşlanmadığını çıtlatıyor laf arasında. 



Sonra beraber eve dönüyorlar ve bir silah sesi geliyor. Teddy önden gidip olanı biteni kontrol ediyor. Dolores'in anne ve babasını kanlar içinde yerde görünce tereddüt etmeden iki suçluyu öldürüyor.

Newcomers - Yeni Gelenler - Ziyaretçiler


'Neden başlıkta üçünü de yazdın!' dediğinizi duyar gibiyim. Çünkü herkes, her izleyen bunlardan birini seçiyor. Ne kolayına gelirse. Bana kalırsa onları en iyi tanımlayan 'newcomers' kelimesi fakat ben monoton yazmamak adına 3'ünü de kullanmakta karar kıldım. Sonra 'bu ne diyo be!' demeyin he...

Yeni Gelenler...


Westworld yeni gelenlerle ilk tanışmasını Siyahlı Adam ile yaşıyor. Bu adam aslında insan, bizim dünyamızdan. Westworld'de ise konuk. Ama biraz değişik bir konuk... Bu sebeple asıl dünyadan simülasyona geçenlere 'yeni gelenler' deniyor.

Siyahlı Adam Westworld'deki işleyişi anlamamız adına kilit nokta aslında. Kasaba halkından hiç bir farkı yok lakin siyahlı adam diğerlerinin aksine gerçek.



Yapay zeka dizide her gece düzenli bir şekilde kurgulanıp sıfırlanıyor ve kasaba halkı her seferinde yeniden aynı güne uyanıyor. Bu sebepten kaynaklı olarak kasaba halkı yeni gelenleri hatırlamıyor. Fakat bu ziyaretçiler istedikleri kadar, defalarca burayı ziyaret edebiliyorlar.



Lakin Siyahlı Adam Dolores'e nedeni bilinmez ama birazcık saplantılı gibi. Onunla konuşma tarzından, hitabından bu ortaya çıkıyor. Siyahlı Adam belki de daha öncesinde defalarca Dolores ile bir araya gelmiştir.

Bir de şunu belirtmek isterim. (Biraz kaba tabirle anlatacağım daha samimi olması açısından, kusura bakmayınız.) 

Diyelim ki kasaba halkından bir kisi yani bir robot, bu yeni gelen ziyaretçi adam ile karşılaştı. Vahşi batı ya malum, anlaşamadılar. Kasaba sakinimiz sinirlendi, taak çekti tetiği 'çaat' vurdu alnının ortasından ziyaretçiyi...


İşe yaramaz...

Çünkü bu parkta robotlar asla ve asla insanlara zarar veremiyor.



Dolores'in sevgilisi Teddy tabi tüm bunlardan habersiz, gençliğin verdiği adrenalin eşliğinde fütursuzca ateş ediyor Siyahlı Adam'a. Siyahlı Adam ise sinirlenip Teddy'yi göğsündeki kurşunla ödüllendiriyor ve Dolores'i zorla sürükleyerek götürüyor.

Yalnız alttan alttan verilen gizli bir ileti var. Siyahlı Adam 'burası benim çöplüğüm' der gibi hareket ediyor ki gerçekten öyle. Westworld'de sadece bir konuk olmasına karşın orada onu kendi dışında durdurabilecek kimse yok. Aklına eseni yapıyor. Ayrıca verilmek istenen başka mesajlar da var. Olay akışını sadece Yeni Gelenler değiştirebilir ve yapay zeka her zaman için kaybetmeye mahkumdur. Bu alternatif evrende normalde olduğu gibi cezalandırılmıyor insan, zarar görmüyor ve yaptıklarının ise hiç bir cezası yok.


Daha sonra kasaba halkı onlara göre yepyeni bir güne uyanıyorlar. Yine güzel kızımız Dolores ekranda, kasabaya inmek için babasının yanından atıyla ayrılıyor. Bu noktada şunun farkına varıyoruz, farklı farklı senaryolarla başlanıyor her aynı güne. Yeni Gelenler olay akışını istedikleri gibi müdahale ederek değiştirebiliyor. Ayrıca değişim bir yapay zekayı etkileyince zincir tamamiyle etkileniyor ve mesele parkın 'yaratıcı'sına ulaşıyor.

Şimdi Gelelim Yaratıcı Tayfaya... 

Aslına bakarsanız dizide buram buram yaratıcı kompleksi var. Robotların, yapay zekaların ana programcısı Bernard ve Elsie robotların biraz değiştiğini, normalden farklı mimikler geliştirdiklerini fark ediyor. Biliç altından faydalanarak oldukça farklı bir davranış gösteriyorlar: 'hülyaya dalmak'.



Gün içerisinde yüzlerce mimik kullanırız çünkü bu bizim doğamızda var. İnsan olduğumuz için yaptığımız, spontane gelişen bir şey. Robotlar da ne kadar mimik kullanırsa bir o kadar daha insana yakın bir profil oluşturuyor.



Bu parkın kurucusu Dr. Ford yani Robert Ford(Anthony Hopkins)'un robotlara yaptığı olağanüstü güncellemeler onların kusursuz olmasını sağlıyor. Anthony Hopkins donuk bakışları ve bu yaştaki olağanüstü karizmasıyla adeta bu rol için yaratılmış. 

30 yıldan beridir bu parkta hiç bir hata yaşanmamış robotlarla ilgili. Lakin 1. bölümde robotların birinde oldukça büyük bir sorun çıkıyor. Bernand, tesiste görevli bir kaç adamla birlikte Level 83 adında bir bölgeye iniyor. Burayla ilgili ilk izlenimim şu ki: iliklerime dek irkildim. Korkunç, dehşet verici. Emekliye ayrılan robotlar var burada. Öylece sabit bir surat ifadesiyle çırılçıplak bir biçimde yüzlerce robot ayakta sıra sıra dizilmiş. Cansız ama her an canlanacaklar gibi.



Güncellemelerden bahsetmiştim. Güncellemeler sırasında bazı robotlarda bir takım hatalar patlak veriyor. Bu hatalardan biri de Dolores'in babasında gerçekleşiyor. Dolores'in babası simülasyonun içinde dış/esas dünyadan bir fotoğraf buluyor ve bunu kızına gösteriyor. Dolores fotoğrafa bakıyor lakin hiç bir anlam veremiyor.

Babası diyor ki ''Doğuşumuzda ağlarız çünkü bu büyük maskaralar sahnesine çıkarız.''. Babası aslında olan bitenin farkına varmış ve varlığını sorguluyor. Bu farkındalığın derin hüznü içerisinde. Kafasındaki düşünceler onu her an mahvediyor. Bir şeylerin ters gittiğinin farkında ve Dolores'in bu saçma dünyadan kurtulmasını istiyor. 'hülyaya dalmak' tam da bu esnada devreye giriyor ve kızın babası kendi belleğinden gizli kalmış hatıralara ulaşmaya başlıyor.

İlerleyen dakikalarda Dolores'in kulağına bir şeyler fısıldıyor ardından da 'buradan git, hemen kurtul' diyor. 

Bu sırada kasabada diğer Yeni Gelenler çatışma esnasında kasabadaki ana karakterleri öldürüyorlar.  Yeni Gelenler hiçbir acıma duygusu göstermeksizin olaylara müdahil olarak birilerini öldürüyor. Sanki insancıl hiç bir duyguları yok gibi. Birilerini öldürmek onları gururlandırıyor. Öldürdükleri bir robotla zafer pozları vererekten fotoğraf dahi çekiliyorlar. E tabi bunların hepsi senaryo dışı gerçekleştiğinden Westworld ekibi olaya müdahale ediyor.



Sonra Dr. Ford, Dolores'in babasını sorguluyor. Dr. Ford yaratıcısı olduğu 'oyuncaklar'a oldukça özenli davranıyor aslına bakarsanız. Dolores'in babası sorgu sırasında yaratıcısıyla konuşmak istediğini dile getiriyor. Yapay zekanın bu derece bilinçli olması aslında Dr. Ford'u heyecanlandırıyor. Yalnız konuşmalarında Shakespeare'den alıntılar yapan ve intikam alacağını edebi bir biçimde vurgulayan Dolores'in babası artık bu dev proje için büyük bir tehlike faktörü. Bu sebeple o da Level 83 adlı bölgeye hapsedilerek saf dışı ediliyor. 

- 'Yaratıcımla tanışmak istiyorum.'

Bu arada Dolores babasının onun kulağına fısıldadığı şeyi de itiraf ediyor: 'Şiddetle başlayan hazlar, şiddetle son bulurlar.'. Bu da Shakespeare'den alıntı. (Bu cümle Alacakaranlık serisi izleyenlere de tanıdık gelecektir diye tahmin ediyorum.)



Götürülmeden önce Bernard, Dolores'in babasının kulağına bir şey söylüyor. Fısıltı halinde, biz duyamıyoruz. Ama babanın Level 83 bölgesine hapsedilirken gözünden akan yaşların sebebi Bernard'ın lafları mıdır, onu bilemiyoruz. Oldukça acıklı bir sahneydi.

''Şiddetle başlayan hazlar, şiddetle son bulurlar.''
Düşünsenize öyle bir yer ki sanki Sims oyununun 3 boyutlu canlı kanlı hali. Sizin oradaki karakterlerle oynadığınız gibi Westworld yaratıcıları da yapay zekalar ile oynuyor. Aslında bu tüyler ürpertici. 

Hiç vakit kaybedilmeden parkta yeni bir güne merhaba deniliyor. Dolores mutlu bir biçimde uyanıyor. Verandaya iniyor ve bir bakıyoruz ki Dolores'in babası rolünde artık bambaşka biri var. Tabii Dolores bunun farkında değil. Dolores 'Günaydın baba.' diyor ve kısa bir muhabbet geçiyor aralarında. 

Senaryo gereği hiç bir şeye asla zarar veremeyecek olan güzeller güzeli Dolores verandasından manzarasını izlerken onu rahatsız eden bir sineği pat diye eliyle öldürüyor. Anlıyoruz ki onda da bir değişim yaşanıyor...

Son olarak...

Dizide yoğun biçimde fark edilen bir tanrı kompleksi var. İnsan ırkının üstünlük sağlama mücadelesi ise kan donduracak cinsten. Acaba bilim adamları ve yıllarca bu işe kafa yormuş insanlar olan Bill Gates ve Stephen Hawking ve de daha niceleri insanları yapay zeka ve ileri teknoloji hakkında uyarmaları konusunda gerçekten haklı mı?



Stephen Hawking geçen ay bir röportajında 'uzaylılar mesaj gönderirlerse cevap vermemeliyiz' demişti hatırlarsanız.

Acaba gelecekte ırkımızın devamını sağlayacak nesilleri nasıl tehlikeler bekliyor?

İnsanoğlu kendi sonunu kendi mi yazacak?


Benim bu diziye puanım 10 üzerinden 10. Ba-yıl-dım.

Umarım sizler de bayılırsınız...






2 yorum:

  1. Mustafa Yiğit13 Ekim 2016 02:13

    Mükemmel bir yazı olmuş. Konusu oldukça ilginç bir dizi. Sayende keşfettim ben de, çok teşekkürler. Lütfen bölüm değerlendirmelerine devam et.

    YanıtlaSil
  2. Hilal Ergeç13 Ekim 2016 02:15

    Dizinin çözümlemesi çok zor bence. Geniş bir zamanda izlenmeli. Açıkçası ben bittiği anda bu neydi modlarındaydım. İyi açıklamışsın, helal.

    YanıtlaSil