12 Temmuz 2016 Salı

Truman Show (1998)



 Tüm hayatınızın bir televizyon şovu olduğu gerçeğini öğrenseydiniz ne yapardınız?


  Truman Burbank, şahane bir hayat yaşamaktadır. Her şeye sahiptir. Güzel bir eş, iyi bir iş, iyi arkadaşlar... Tüm bunların bir oyundan ibaret olduğunu Truman dışında herkes bilmektedir. Truman aslında 30 yıllık yaşamını 24 saat boyunca her gün televizyonda yaşamıştır. Saniyesi saniyesine... Reklam dahi verilmeden... Ailesi, sevdikleri,işi ve eşi ya da onunla ilgili akla gelebilecek her türlü şey sahtedir. Çocukluğunda dahi dünyanın sadece bulundukları bölgeden ibaret olduğu empoze edilmiştir. Ona anlatılana göre daha ötesi yoktur.


  Truman'ın sudan soğutulması için babası rolünü üstlenen kişinin denizde intihar ettiği bir sahne yaratılmıştır. Truman lise yıllarında bir kıza aşık olmuştur fakat bu ilişki senaryoyla uyuşmayacağından çevredeki herkes ilişkiyi bitirmek için elinden geleni yapmıştır.


  Truman hayatındaki hiçbir şeyden şüphelenmemiştir. Fakat bir gün sokaktaki insanlar arasında ölmüş babasını görür. Olayların periyodik olarak bir döngü halinde gerçekleştiğini yavaş yavaş fark eder. Ayrıca düğün fotoğraflarına baktığında, karısının düğünde yaptığı el işaretinden düğünün sahte olduğunu anlar. 30 yaşına girdiği gün her türlü sahteliğin farkına varmış ve yönetmene baş kaldırarak gerçek dünyaya ulaşmıştır.

  1998 yılı yapımı filmin başrolünde komedi türünde filmleriyle adından sıkça bahsettiren Jim Carrey var. Filmin yönetmenliğini Peter Weir, senaristliğini Andrew Niccol üstleniyor. Amerikan yapımı film 3 Oscar'a aday olmasına rağmen hiç birini alamamıştır.

*Değerlendirme:

 Truman Show ne kadar içler acınası bir halde olduğumuzu sembolik bir şekilde bize anlatmaya çalışan bir film. Televizyon bizleri kendisine o kadar bağlamış ve üzerimizde öylesine baskı kurmuş ki... Truman Burbank bir televizyon programına 30 yıl tutsak edilmiş. Dış dünyadaki insanların büyük bir kısmı ise bunu hiç çekinmeden rahat rahat izleyebiliyor. Hepsi mevcut sistemin birer kölesi gibi aslında... Televizyon denen o sihirli kutunun hayatlarını yönetmesine izin veriyorlar.

  Truman'ın eşi filmde ondan bir çocuk istediğini söylüyor. Yani kadın bu şov uğruna sevmediği bir adamdan çocuk sahibib olabilecek kadar role kaptırmış kendini. Bu da aslında o kadının Truman kadar olmasa da sihirli kutunun bir kölesi olduğunu gösteriyor. Kimse sorgulamadan, sanki başka seçenekleri yokmuşçasına denileni yapıyor.

  Truman doğup büyüdüğü yapay dünyadan gerçek evrene çıkarken ki sahnede programın yaratıcısının yani Christof'un sesini duyuyor. İlk sorusu 'sen kimsin?' oluyor. Ve Christof ona 'ben yaratıcıyım' şeklinde cevap veriyor. Truman'ın ikinci sorusu 'peki ben kimim?' olunca Christof ona 'sen yıldızsın' diyor.

  Şimdi olaylara Truman'ın gözünden bakalım bir de... 30 yılını sahte bir dünya içerisinde, kısıtlı bir bölgede geçirmiş. Tüm dünya onun kim olduğunu biliyor. Herkes her anını biliyor. Diyelim ki o hayattan kurtulup gerçek hayata doğru yol aldı. Onun için hayatta yine aynı zorluk var... Herkes tarafından izlenilmek... Truman'ın yaşadığı bölgede zaman kavramı da çok farklı. İzlemişseniz anlayacaksınız ki gerçek dünyayı bir kaç sene geriden takip ediyor.  Diyelim ki gerçek dünyaya adım atacak... Orada tanıdığı hiç kimse yok. Ne parası, ne kariyeri ne de onu seven tek bir kişi... Yaşam onun için iki türlü de oldukça zor. Christof, son sahnede Truman'a 'Dışarıda, benim sana sunduğum dünyadan daha fazla gerçek yok.' diyor. Truman için oldukça zor bir hayat onu beklemekte...

  Truman büyük bir aydınlanma yaşadı ve de gerçek dünyaya kararlı bir adım attı... Bu yeni dünyada gerçek mutluluğu yakalayabilecek mi orası meçhul fakat bunu denemesi ve Christof'a bu amaçla baş kaldırması aslına bakarsak oldukça ümit verici bir durum. Hangi yönden bakarsan bak... Dış dünya yıllarını geçirdiği bu dev stüdyodan(bu arada Truman'ın 3o yıl yaşadığı dünyanın adı Seaheaven) ne kadar sahte olabilir ki? Hiç bir şeye sahip olmasa da gerçek hayata tutunmaya çalışacak ve insanlık duygusunu sonunda tadabilecek... Hiç yönetilmeden...

  Şahsen ben Truman'ın dış dünyadaki hayatını bir kaç sahneden de ibaret olsa görmek isterdim. Gerçek insanlarla olan gerçek hayatını oldukça merak ediyorum...

  Film öylesine muhteşem ki bir ara ben bile izlerken sahte gerçekliği kabullenir oldum. Yönetmen mükemmel bir iş çıkarmış. Jim Carrey zaten başarısı tartışılmaz bir oyuncu ve bu iki mükemmel birliktelik mükemmel bir projeyi sinema tutkunlarına sunmuş. 90'lı yılların sinemasına hakimiyet açısından olmazsa olmazlardan. İzlemenizi kesinlikle tavsiye ederim.

  Umarım gelecekte televizyon bizi bu kadar kendine esir etmez. Film biraz da bize bunun hakkında uyarı yapıyor fakat gidişatın da ne yönde olduğu aşikar...

Ve de...

Her şey mümkün tabii :D


İzlemenizi şiddetle tavsiye ediyor ve keyifli seyirler diliyorum...

Fragmana göz atın...



2 yorum:

  1. güzel bir değerlendirme olmuş. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  2. Benzer değerlendirmeler için takipteyim. Emeğine sağlık.

    YanıtlaSil